DİŞ TAŞI İLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER

İnsan ömrü boyunca daima bir beslenme içindedir. Günlük olarak minimum 3 öğünde gerçekleştirdiğimiz yeme-içme işlemleri, iş temposu ve tipine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Sürekli bir çalışma halinde olan ağzımızda hijyeni elden bırakmamamız gerekmektedir. Tüketilen yiyecek ve içecek çeşitlerine bağlı olarak sürekli farklı aromaların nüfuz ettiği ağzımız ile kimyasalların uygun bir biçimde etkisizleştirerek midemize en uygun şekilde gönderen dişlerimiz ile birlikte entegre çalışması, onlara iyi bakmamızı zorunlu kılmaktadır. Dış ortam ile bağlantısı daima bulunan, hava sıcaklığından iklim değişikliklerine kadar etkilenebilen ağız ortamı, kaliteli bir bakımı hak etmektedir.


DİŞLERİMİZ BİZİM AYNAMIZDIR

Ağzımızın içinde bulunan dişlerimiz gıda ile ilk ve sürekli etkileşim halinde olan yapılarımızdır. Bu sebepten dolayı tüketilen gıda tiplerine göre diş yüzeylerinde veya diplerinde sararmalar, diş taşı oluşmaları, birikmeleri yaşanabilmekte, diş etlerinde şişmeler oluşabilmektedir. Amerika’ da diş taşı temizliği yasal olarak 6 ayda bir yapılması gerekmekte ancak ülkemizde çoğu birey tarafından atlanan, görmezden gelinen bir durum olarak baş göstermektedir. Diş sağlığına önem göstermeyen bireyler basit sararmalardan başlayarak ağız için ciddi enfeksiyonlara kadar hastalıklar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu bilgilerin ışığında da dişlerimizi senede 2 kere temizletmek uzmanlar tarafından önerilmektedir. Bu konu ile kafalarda bulunan önyargı ise Diş taşı temizliğinin dişe bir zararı var mıdır Sorusu olmaktadır.
 

ZARARLI OLMAMASI DA BİZİM ELİMİZDE

Hayatı boyunca dişlerini hiç temizletmeyen bir kişinin kulaktan dolma bilgiler ile hareket etmesi gayet normaldir. Sağlık hiç şakaya gelmeyen, onun bizi değil bizim onu kontrol etmemiz gereken bir kavram olmalıdır. Sürekli yemek yediğimiz için diş diplerinde oluşan diş taşları diş hastanelerinde uzman doktorlara temizletilmelidir. En ufak bir zararı olmadığı gibi muhteşem bir hissiyat sağlamaktadır.
 

Diş hekimlerinin diş taşı temizlerken kullandığı titreşimli cihazın diş yüzeylerine en ufak bir olumsuz etkisi olmadığı gibi diş yüzeylerine masaj da yapmaktadır. Uzun süre diş temizletmeyen bireylerde ilk tecrübede diş etlerinde birtakım kanamalar olabilmekte ancak kısa sürmektedir. Bu durum da oldukça normaldir. Diş taşı temizliği sonrası bireyin dişlerinin arasından geçen oksijene kadar hissetmesi, diş etleri ile damak sınırlarının farkına varması, dişlerinin ön ve arka yüzeylerine dili ile temas ettiğinde yaşadığı farklı duygular, ne kadar doğru bir işlem yapıldığını gözler önüne sermektedir. Her birey gibi dişlerimize gereken önemi göstererek hem ağız sağlığımızı hem de genel sağlığımızı koruyarak hareket etmemiz bir zorundalık değil, hayatımıza yayılan ve kabul ettiğimiz bir bilinç haline gelmelidir.